Cam tavan sendromu nedir?

Dr. Yasemin KÜÇÜKÖZKAN

Cam Tavan Sendromu, kadınların üst kademe yönetim pozisyonlarına ulaşmasını engelleyici davranışsal ve kurumsal önyargılardan kaynaklanan, görünmez, yapay engellerden biridir.

Cam tavan engeller (glass ceiling barriers) terimi 1986 yılında ilk kez Wall Street Journal’ın iş hayatındaki kadınlar ile ilgili hazırladığı raporda, kadınların yönetici pozisyonuna yükselmesinin önyargılar ve firma geleneği tarafından önlendiğini belirten bir kavram olarak kullanılmış ve bugüne kadar pek çok araştırmada adı geçmiştir.

Cam tavan kavramı ile açıklanmak istenen, kadınların karşılaştığı sorunların tanımlanamamasıdır. Cam tavan engeller, bir çalışanın yönetim kademelerine yükselmede yetersizliğine bağlı basit bir engel olarak algılanmamalıdır. Tam tersine tüm kadınların grup halinde, “kadın oldukları için” yönetim kademelerine yükselmesinin önündeki engellerdir (1).

“Çalışan Kadın” son yüzyılda önemli bir gündem konusu olmuştur ve kurumların çalışma stratejilerini belirlediği düşünülmektedir ve bunun önemi son otuz yılda daha da artmış bulunmaktadır (2).

Kadınlar iş yaşamında önemli bir yer tutmaktadır. İş dünyasında yer alan kadınlar çalıştıkları süre zarfında iş yaşamında ve özel yaşamında çeşitli zorluklar ile karşılaşabilirler. İş yaşamında mobbing vb. durumlar son yıllarda araştırılma konusu olmaktadır (3).

Yaşamlarını yüksek tatmin duyguları ile sürdüren çalışanların, olumlu iş tutumları geliştireceği ve daha faydalı olacakları öngörülmektedir.  Ancak, kadınların kariyerlerinde yaşanacak engeller onların kurumsal bağlılıklarında olumsuz yönde etkili olabilmektedir (4).

Kariyerlerinin ilk anlarında kadınlar hızlı bir yükselişe geçmelerine rağmen, kariyerlerinin orta dönemine geldiklerinde cam tavan engellerle karşılaşmaktadır (5). Dolayısıyla, bu tür engellerin fazlalaşması kadınların kurumları terk etmeleri, başka bir kuruma geçmeleri veya iş yaşamından tamamen kopmaları ile de sonuçlanabilmektedir.

Cam tavan ile ilgili konaklama işletmelerinde ulusal ve uluslararası alanda birçok çalışma yapılmıştır. Knutson ve Schmidgall (1999), Amerika’da yapmış olduğu çalışmada kadınların otel işletmelerinde daha üst yönetim seviyesine ulaşabilmek için erkeklerden daha fazla çalışmak, iş ortamında ve aile içerisinde meslekleri konusunda destek aramaları, birçok konuda fedakârlıklarda bulunmaları gerektiği gibi konular ön plana çıkmıştır. Türkiye’de yapılan çalışmalarda da benzer araştırmalara rastlanılmaktadır. Sezen (2008) yapmış olduğu tez çalışmasında, otel işletmelerinde kadın çalışanlar açısından bir cam tavanın var olup olmadığını tespit etmeye ve otel çalışanlarının cam tavan engelleri hakkındaki düşüncelerini ölçmeye çalışmıştır. Araştırma sonucunda; çalışan kadınlar genel olarak; toplumsal önyargılar, ailevi sorumluluklar, cinsiyet ayrımcılığı, cinsel kalıp yargıları gibi kariyer engelleriyle sık sık karşı karşıya kalabilmektedir. Cam tavan sendromu en fazla kadınların kariyer engeli olarak rastladığı unsurlardan biri olarak görülebilmektedir.

Kadınlara yönelik kalıplaşmış tutumların ve bunların iş yerindeki yansımaları, cinsiyete dayalı negatif ayrımcılık ve bu durumun sebep olduğu uygulama ile izlenen yanlış politikalar, iş yerinde çalışanların büyük bir bölümünün erkeklerin oluşturduğu sosyal ortamlara katılamama, erkek egemen düşünce tarzının kurum kültürüne olan etkileri ve bir rehbere sahip olunmadığından gerekli desteği sağlayamama gibi faktörler, kadın çalışanların karşısına çıkan birer engel olmakla birlikte cam tavan engelleri arttırıcı etkiye sahiptir (6).

Konu ile ilgili literatür incelendiğinde, çeşitli yerli ve yabancı çalışmaların iş yaşamında kadınlar tarafından algılanan cam tavanın kurumsal bağlılık ve diğer iş tutumları üzerinde olumsuz etkileri olduğuna işaret ettiği görülmektedir. Türkiye’de cam tavan algısı ile kurumsal bağlılık arasındaki ilişkilerin incelendiği ve özellikle sağlık sektöründe yapılmış olan çalışmalar oldukça sınırlı sayıda kalmaktadır. Ancak tüm bu çalışmalar incelendiğinde tüm bu sonuçların, önceki literatür bulguları ile uyumlu olduğu söylenebilmektedir.

“Bir toplum, bir millet erkek ve kadın denilen iki cins insandan meydana gelir. Mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça, diğer kısmı göklere yükselebilsin!”

                                                                                                  Mustafa Kemal ATATÜRK

Sevgiyle…

Kaynak: (1) Taşkın ve Çetin, 2012., (2) Erçen, 2008:18., (3) İmamoğlu, 2016., (4) Sabuncuoğlu, 2009: 363., (5) Brett ve Stroh,1994; Gerni, 2001 Aktaran Şahin, 2007., (6) Güner, 2011.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ