Doktora saldıran hasta, öğretmen çıktı

Doktora saldıran hasta, öğretmen çıktı
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde çalışan doktorun hastası tarafından saldırıya uğraması protesto edildi. Saldırı sonucu dudağına dikiş atılan Asistan Hekim Mustafa Esen, öğretmen olduğunu öğrendiği hastaya karşı hukuki mücadele başlattı.

Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde çalışan doktorun hastası tarafından saldırıya uğraması protesto edildi. Saldırı sonucu dudağına dikiş atılan Asistan Hekim Mustafa Esen, öğretmen olduğunu öğrendiği hastaya karşı hukuki mücadele başlattı.

Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Polikliniğinde görevli Asistan Hekim Mustafa Esen, geçtiğimiz günlerde poliklinik içerisinde hastasının saldırısına uğradı ve aldığı yumruk darbesi ile dudağı patladı. Dudağına dikiş atılan Esen, Diyarbakır'da öğretmenlik yapan hastaya karşı hukuki mücadele başlatırken, poliklinik önünde toplanan arkadaşları da sağlıkçılara yönelik şiddeti kınadı.

Dicle Üniversitesi Asistan Hekimler Birliği adına açıklama yapan Dr. Mustafa Mesut Kaya meslektaşlarına yapılan saldırıyı şiddetle kınadıklarını belirterek, "Çok değil, yalnızca 1 ay önce acil serviste görevli olan arkadaşımız Dr. Ahmet Azizoğlu için tekrar toplanmıştık. Şiddeti tanımlamış, çözüm önerilerimizi sunmuştuk. Bir arkadaşımızı daha bu şiddet ortamında kaybetmek istemiyoruz. Daha önce kaybettiğimiz sağlık emekçilerinden ve ülkenin her yerinden gelen beyaz kodlardan ders alınmamıştır. Sağlık kuruluşlarında her gün ortalama 30 şiddet yakası yaşanmaktadır. Hastaneler her an bir arkadaşımızı daha kaybedebileceğimiz bir kaos ortamına dönüşmüştür. Bu durum bizlerin can güvenliğini tehdit etmeye devam ederken sağlık hizmet sunumunu da sürdürülebilir olmaktan çıkarmıştır. Son 2 ayda Dicle Üniversitesinden gelen sağlıkta şiddet haberlerinin, ülkenin geri kalanından bariz şekilde fazla olduğu görülmektedir. Dr. Mustafa Esen arkadaşımızın saldırıya uğradığı gün Dermatoloji Polikliniğine 147 hasta girişi olmuştur. Mesai süresi içerisinde bu kadar hastanın bakılabilmesi mümkün değildir. Her şeyden önemlisi, etik değildir. Bu durum sağlıkçılarla hizmet alanları karşı karşıya getirmektedir. Süregelen ve düzeltilmeyen güvenlik zaafı ortamında sağlık emekçileri, sorunlu yönetim anlayışının kurbanı haline gelmiştir. Bizler mesleğimizi icra ederken hastalarımıza yeterli süre ayırmak ve güvenli ortamlarda çalışmak istiyoruz. Bu kadar açık şekilde gelen şiddet dalgasında bir arkadaşımızı daha kaybetmek istemiyoruz. Türk Tabipleri Birliği'nin defalarca dile getirdiği Sağlıkta Şiddeti Önleme Yasasının bir an önce çıkarılarak şiddet uygulayanlara hapis cezasının yasallaşması sağlanmalıdır. Sağlık kuruluşlarında çalışma arkadaşlarımızın güvenliğinin sağlanması için caydırıcı, önleyici ve gerçekçi önlemler bir an önce hayata geçirilmelidir. Bir an önce randevulu-kotalı sisteme geçilmelidir. Bu uyarılarımızın ve önerilerimizin hayati önem arz ettiğini tekrarlıyoruz. Ölmek istemiyoruz. Yaralanmak, hakaretlere maruz kalmak istemiyoruz. Sağlıkta şiddetin önlenebileceğini, hekim-hasta ilişkisinin normal haline dönebileceğini düşünüyoruz. Toplumsal sorunlarda olduğu gibi sağlık alanında yaşanan sorunlarda da şiddetin yöntem olmayacağını biliyoruz" dedi.

"Böyle mi hasta bakılır?"

Saldırıya uğrayan Asistan Hekim Mustafa Esen, öğretmen olan hastasını muayene ettikten sonra hastanın kendisine böyle mi hasta bakılır? diye tepki gösterdiğini ifade ederek, "Ben de ona her şikayetini dinlediğimizi ve tedaviyi düzenleyip kontrole çağıracağımızı söyledim. Siz hiçbir şey değilsiniz. Böyle muayene mi yapılır? dedi. Elini masaya vurdu üzerime yürüdü. Sesler üzerine güvenlikçi arkadaşımız içeri girdi. Sonra bana 'siz güvenlik gelince mi erkek oluyorsunuz' gibisinden bir cümle kurdu. Biz de sesimizi çıkarmadık. Çıkarken bana dönerek hakaret etti. Ondan sonra kendisine bana bir özür borcu olduğunu söyledim. Sonra üzerime yürüdü yumruk salladı. Dudağım kanamaya başladı. 3 tane de dikiş atıldı. O sırada bir arbede çıktı iki kere düştüm. Diyarbakır'da öğretmenlik yaptığını öğrendik. Bu durum aslında biraz da normalleştirilmiş durumda. Günden güne de artıyor. Birçoğu basına yansımıyor. Bir süre sonra siz de hedef haline gelebiliyorsunuz. Hastanın mizacını bilemiyorsunuz her zaman. Her zaman bu sorunlar karşı karşıya kalabilirsiniz. Hukuki mücadele başlattık. Mesleğimizi ifa ederken onurumuz kırıldı. Görevimizi yerine getiremedik. Hukuki süreç başladı. Sonuna kadar arkasında olacağız. Tabi onlar bizim verdiğimiz hizmeti beğenmeyebilirler. Bunun için yetkili mercilerde haklarını arayabilirlerdi. Ne hakaret ne tehdit ne de darp boyutunda çözüm olarak sunmamaları lazım bize. Umarız bu son olur diyeceğim ama olmuyor" diye konuştu.

Bu haber toplam 939 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ